TR
Yukarı Kaydır
×

Site İçi Arama

OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk)

  • Anasayfa
  • OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk)

OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk)

OKB (Obsesif Kompulsif Bozukluk)

Bilişsel Davranışçı Psikoterapinin incelikle uygulandığı bir tanıdan bahsediyoruz. Tabi kaç profesyonel var ülkemizde bilmiyorum. Ancak zor iştir OKB ile baş etmek..

Obsesif-Kompulsif Bozukluk türkçe olarak takıntı-zorlantı bozukluğu diye çevrilir. Ne kadar uyuyor bilemiyorum ama Türkiye’de OKB’si olan çokça insan vardır diye tahmin ediyorum. Masumlar apartmanını hepiniz biliyorsunuz, OKB’nin dizisini bile yaptılar malum.

Hakan Türkçapar’ın ifadesiyle BDT’nin de etkinliğinin zorlaştığı, en zor ruhsal bozukluklardan biri görülebilir OKB. Bana göre buna Yeme Bozukluklarını da ekleyebiliriz. Bazılarınız bipoları, şizofreniyi niye unuttunuz diyebilir. Elbette onlar zor ancak onların gerçeklik algısı büyük oranda bozulduğu için başka kategoriye almalıyız. OKB de bazen gerçeklik algısı bozulabilir ancak nihayetinde bir KSTK (Kortiko-striato-talamo-kortikal) nöron networku sorunudur.

En yaygın görüntüsü halkın deyimiyle temizlik takıntısıdır. Ancak çok çok farklı görüntüler verir ki, görmek doktorlar için bile zor olabilir. Düşünün ki hayatının başka bir gerçek stresi karşısında girdiği bunalımın aslında OKB’nin etkisiyle oluşan bir bunalım olduğunu kişi farketmez.

Yine örneğin görüşmede danışan ile güçlü bir terapötik bağ kurmuş olsanız bile tam olarak danışanı anlamak zorlaşabilir. Bir şey söyler, anlatır ama sürekli değiştirdiği ve kararsızlık yaşadığı için onu tam tanıyamayabilir, yaşadığı sorunu tanımlayamazsınız. Burada anlattığım yalan söyleme obsesyonu idi mesela.

Tamamen zihinde oluşan obsesyon ile birlikte tamamen zihinden nötralize edilen kompulsiyonlar da bulunmaktadır. Bu şekilde olduğunda danışanı ne kadar zorlayan bir bozukluk olduğunu en çok yaşayanlar bilirler.

Cinsel ve/veya dini odaklı obsesif düşünceler de olabilmektedir. Özellikle bunların varlığı kötü prognoz (iyileşmeyi öngörme - gidişat) göstergesi olabilir. Cinsel içerikli obsesyonlar ergenlerde genellikle “sapık mıyım?” şeklinde otomatik düşünce-imgelerin etkisinde oluşur. Kendisinin öyle olmadığını yine kendisine ispat etmek için yoğun kompulsiyonlar kullanılır ve nötralizasyon genelde başarılır. Gelin görün ki giderek nötralizasyon zorlaşmaya başlar ve yapılan kompulsif davranışlar (ör: birlikte yaşadığı insanlara bakmadan konuşma gibi - “bakarsa özel bölgesine gözleri kayacak ve sapık olduğu düşüncesini kendine teyit edecektir”) yetmemeye başlar. Kişi rahatlayamaz hale gelir.

Ve giderek öfke atakları oluşur. Kaygı ve stresin yoğunluğu benliğine uymayacak düzeyde irritabilite göstermesinin yolunu açar. Egodistonik bu davranışlar yine egodistonik ya da egosintonik OKB odaklı düşünce yapısının bir sonucudur.

Sonuç olarak genetik yönden ailede takıntılı olduğunu düşündüğünüz tanıdıklarınız olabilir ve bu kişiler bazen yaptıkları kompulsif davranışlarını hayatın bir gerekliliği gibi sunarlar. Bir sorun görmez, hassasiyetlerini haklı bulurlar. Hem kendisinin hem de yakınlarının özgürlüğünü sınırlayan OKB konusunda farkındalık gelişimine odaklanmak bu haliyle sanırım önemli oluyor.

Yılların etkisiyle mevcut durumunu karakter yapısı olarak algılayan danışanlar (ki danışmayanlar daha çok) ortada tedavi gerektiren bir şeyin olmadığını düşünürler.

En yaygın önerilen bilimsel yöntem Bilişsel Davranışçı terapi olup genellikle psikofarmakolojik ilaç desteği ile çoğu kez OKB iyileşebilen bir durum iken çoğu OKB’li danışanın umutsuz olduğu bir dünya olduğunu da gözden kaçırmıyoruz.

Selametle kalın..


Bize Whatsapptan Yazın
Bizi Arayın
Bizi Takip Edin