Yenidoğan Ruh Sağlığı
- Anasayfa
- Yenidoğan Ruh Sağlığı
Yenidoğan Ruh Sağlığı
Yenidoğan bebekler için ruh sağlığı diye bir durum var mıdır? diye soruyor gibisiniz.
Aslında elbette vardır diyebiliriz. Yenidoğan kavramı 0-28 gün için söylenmekte olup toplum tarafından 0-40 gün aralığındq ifade edilmektedir.
Kısacası yenidoğan ifadesi ilk günleri değil, yaklaşık 4-5 haftalık dönemi kapsamaktadır.
Doğum sürecinden itibaren yenidoğan dönemini aşama aşama ruh sağlığı açısından yorumlayalım;
Önce anne karnında iken adı “fetüs” olup henüz dış dünyayı beş duyusuyla algılamamıştır. Anne karnındaki sürecin daha karmaşık ve uzun olduğunu hepimiz biliyoruz. Çünkü oluşum süreci aşama aşama ilerlerken mucizevi nitelikte bir değişim yaşanır. Bu: hem bedensel hem ruhsal boyuttadır.
Bilinen gerçekler fiziksel olarak annenin yaşadığı şeyler; hareket, egzersiz, karnını koruma, yedikleri-içtikleri vs.. gibi şeylerin anneyi gebeyken etkilediğidir. Ancak sonradan daha iyi anlaşıldığı gibi ruhsal olarakta fetüs etkilenmektedir.
Anne ve baba gebelik planı yaptı da mı gebelik oluştu yoksa plansız mı oldu. Bu bile aslında bir gebelikte fetüsü etkileyebilen bir boyuta varır. Bunu söylerken her zaman. Olumsuz etkiler ve bu yenidoğanın sağlıksız olmasına neden olur diyebilir miyiz? Hayır tabi ki.. Bu konuya sonra geleceğim.
Gebeliği anne sonradan öğrendi ve plansız oluşması üzerine annenin ilk tepkileri diyelim ki çok karmaşık ve reddedici bir şekilde idi. Yani basitçe istemedi bu gebeliği..
İstenmeyen gebelik durumunda fetüs annenin her istemediği hislerini alır. Bazı anneler doğum yapana kadar istemediğini doğum yaptıktan sonra kabullendiğini söyler. Anne ilk şefkati bir yerde baskın gelir ve artık bunu çocuğuna sunar. Ancak gebelik boyunca istenmemiş olmak çocuğun ruh sağlığını nasıl etkiler? Bunu bi düşünün..
Nesne İlişkileri Kuramı ve Yenidoğan Ruh Sağlığı
Nesne ilişkileri kuramı yenidoğan ruh sağlığı hakkında çok önemli önermelerde bulunur. Buna göre fetüs anne karnındayken cennetini yaşar. Anneyle bir bütündür. Doğum sırasında ilk ayrılma deneyimini yaşarken bunun etkisi ile tepki verir ve ağlar. Sonra annenin memesine tutunur ve meme ile organik bağını sürdürür. Büyüdükçe ayrı bir birey olduğunu anlamaya başlar ki bu dönem 8-9 aylık döneme kadar sürer. Bundan sonra da bağlanma ilişkisi ile ilgili sürecin gelişimi başlayacaktır.
Biz dönelim doğum sürecine..
Doğum sırasında bedensel hareketler otomatik gelişirken annenin doğru ve yerinde çabası ile normal doğum gerçekleşir. Bu süreçte bile fetüsün adının yenidoğan olma süreci olur. Bu süreçte fetüs ruhsal olarak kendini hazırlar.
Beş Duyu ve Erken Öğrenme
Ve sonuç; gözlerini, kulaklarını, koku duyusu, dokunma duyusu, tatma duyusu gibi beş duyusu ile dünyayı algılama ve öğrenme süreci başlar. Bu süreçte beş duyu gelişim göstermektedir. Henüz tam görme, duyma, gelişmemiştir. Hangi dönemlerde hangisi daha baskın gelişiyorsa o duyunun girdilerine verilen tepkiler daha yoğun olur. Örneğin; dokunma duyusunun girdileri başta çok aktif olduğundan annenin tenine ve memesine dokunma bile yenidoğanı rahatlatmaya yeter. İşitsel gelişim süreci dominant olduğu aylarda seslere verilen tepkiler daha yoğundur.
İlk haftalarda anneden saatlerce ayrılmanın aslında yenidoğanı nasıl etkileyebileceğini bir düşünün. Buradan hareketle prematüre yenidoğanların kuvöz döneminde nasıl zorlandıklarını düşünmeye belki de gerek yok.
Yenidoğan Döneminde Psikiyatrik Bozukluklar
Bir psikiyatrik bozukluk tanısı konulmayacak bir dönemdir yenidoğan dönemi. Ancak yapılan her işlem, hareket, tutum ve davranış sanıldığından daha fazla etkide bulunabilir.
Sadece bu gözle baktığımızda belki bir çoğunuz en iyisi bir çocuk dünyaya getirmeyeyim diyecektir. Hayır.. Sandığınız gibi değil.
Çünkü insanın oluşumu ve gelişimi tek yönde ilerleyen bir süreç değil, hep bir mücadeleyle gelişen ve geliştikçe ilerleyen bir süreçtir. Anne karnında bile fiziksel ve ruhsal mücadele olur. Hayata hazır gelmek doğrusal bir çizgide ilerleyen bir oyun gibi değildir.
Belirli bir eşik kırılganlığımızın sınırıdır. Bu sınıra gelmek için belki de travmatize olmak gerekecektir. Ya da yoğun bir zorluğa karşı genetik-bedensel-ruhsal yapımız verecek karşılığı kendinde bulamayacaktır. Sınır geçilince psikiyatrik bozukluk oluşma ihtimalini arttırmış olacağız. Bunu bir bardağa benzetecek isek bardağın bir şekilde dolup taşması ile metaforize edebiliriz.
Gebelik için Unutulmaması Gereken Nokta
Ancak uyarayım; bardağın çoğunu istenmeyen gebelik durumu zaten doldurur.
Nice Sağlıklı Nesillere.. Sağlıklı Yenidoğanlara..